Ramazan artık gerçekten bitti. Allah tuttuğumuz oruçları kabul etsin inşallah! Her şeyimiz yarım yamalak, Rabbim sen bizi tamamla!
Bugün İstanbul'da müthiş bir yağmur var. Sabah gelirken bir ara şemsiye açmadım, ıslanmak güzeldi. Ama havalar da soğuduğu için çok fazla kalamadım yağmurun altında...
Aslında bu tür günlerde evde pencere kenarında oturup dışarıyı, yere çarpan yağmur damlalarını izlemek istiyorum.
Arka fonda da kısık seste Farid Farjad çalarsa ne ala...
Yağmur yağdığında susmak isterim. Ben susayım kalbim konuşsun. Ve hiçkimse de konuşmasın isterim.
O nedenle yağmur bende, yalnız kalma ve sükut içinde dingin bir hayat arzusu doğurur.
Şimdiki ruh halim öyle...
Kimse konuşmasın, ben de konuşmayayım hiç...
Bu gece sahurdan sonra sabah namazını Açunla birlikte Fatih Camii'nde kıldık. Ezandan hemen sonra namaza geçmeden önce mukabele okundu. Cüz bitince de namaza geçildi, içeriye girdiğimde sandım ki tüm istanbul'da evler boşalmış ve herkes camiye doluşmuş...
Çok mutlu oldum!
Namazın ardından eve geldik. Biraz uyudum. Galiba yaptığım ibadetler ve ettiğim duaların hürmetine Allah beni çok güzel bir şeyle ödüllendirdi.
Bir rüya gördüm.
Bir çocuk vardı ve bir baba...
O rüyadan hiç uyanmak istemedim.
Bayram geliyor.
Bu bayram ilginç birşey oldu, bizimkiler sadece 2 gün izin verdiler. Hafta sonu iznimle birleştirdim, 3 gün oldu.
Yarın başlıyor, bayramın birinci günü dahil 3 gün şeklinde...
Açun tekbaşına köye gidecek. Halbuki benim o kadar çok ihtiyacım vardı ki...
52 gün biriken kanuni iznim olduğu halde neden ısrarcı olmadım peki?
Şu nedenle ki, ben artık bu iş yerinden sıkıldım. Bir yerde 5 yıldan fazla çalışmak bana göre değil...
Bu nedenle uzun süre önce iki kez çıkışımı istedim ancak verilmedi. İstediğim gerekli düzeltmeler de yapılmadı. Böyle sürüncemede gidip gidiyordu.
Fakat ben bir karar aldım. Bayramdan hemen sonra yeniden çıkışımı isteyeceğim. Eğer bu kez verilmezse o zaman gerçekten eski deli ben olurum. Ve dalarım önüme gelene...
Bu kadar saçma sapan birşey olabilir mi?
Beni istiyorsanız kardeşim o zaman karşılığını verin. Aşk bile karşılıksız olmuyor!
Şunu da söyleyeyim: Ben henüz lisedeyken bu piyasada çalışanların bu kadar dangalak, bu kadar öküz, bu kadar beyinsiz, bu kadar moron olduğunu bilseydim vallahi başka türlü tercihler yapardım.
Allah'ın bana verdiği zeka, bu işi yaparken beni acıtıyor maalesef... O kadar çok dangalak var ki?
Yani gözümüzde büyüttüğümüz o kadar insanla ilgili yaşadığım hayalkırıklığı canıma tak etti.
Neyse...
Şimdiki aklım olsaydı asla ve kat'a o okuduğum bölümü seçmezdim. Zaten ne başıma geldiyse o bölümü seçtiğim için geldi.
Ve o bölümü seçtiğim için hiç mutlu değilim.
Moron bir okul, moron bir bölüm ve moron bir meslek... Ne kötü?
Neyse...
Hepsi geride kaldı.
Şimdi yapılacak tek bir şey var o da zararın neresinden dönersen kardır.
Herkese iyi bayramlar!
Dualarınızı eksik etmeyin!
27 Eylül 2008 Cumartesi
Bayram geliyor
Gönderen eski zaman zaman: 02:47
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder