Günlerdir Açun iftar hazırlıyor.
Sultanahmet iftarı hariç hep ondan yedik... Bugün ben Açun'u iftara davet etmek istiyorum. Acaba neresi olsun?
Birkaç alternatif var, hala vaktim de var... O zamana kadar kararımı veririm.
Kuzu gelsin, gideriz oturur iftarımızı yaparız sonra da... Taksim'i çok özledim. Taksim'e gidip birer kahve içeriz. Sonra da Malatya Pazarı'na uğrayıp ordan eve geçeriz artık!
Bir de bugün bana ciciler alacağız. Demin Sabri Özel, Kiğılı, Sarar'ı falan dolaştım. Takım elbiseleri güzel ama ne bileyim, tam üzerime oturmadı.
Ben iyisi mi markamdan vazgeçmeyeyim, Damat-Tween!
Hiç şaşmam!
Ceket ve gömleklerini çok severim. Özellikle de şöyle beni belimden saran ceketleri yok mu, bayılırım!
Kuzu geldiğinde vaktimiz olursa Damat'a uğrarız.
Bu arada son üç gündür fena halde midem yanıyor. Doğrusu fena halde değil, az az yanıyor ama yine de rahatsızım.
Bugünlerde, 'YALAĞUUUZZ!" kelimesine fena halde taktım. Dün iftarda her cümlenin bağlamasını "YALAĞUZ" ile yapınca Açun kızdı. Halbu ki o kadar güzel bir kelime ki...
Yani kullanmayayım diyorum, diyorum da... YALAĞUZZZ çok seviyorum bu kelimeyi ya!
Şimdilik bu kadar, YALAĞUZZZZZZZ sonra yine yazarım tamam mı?
6 Eylül 2008 Cumartesi
Davet
Gönderen eski zaman zaman: 03:28
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder