3 Eylül 2008 Çarşamba

Ramazan günlüğü

Ramazan oldukça güzel geçiyor. Ama Açun'la yapmayı planladığımız şeyleri henüz başarmış değiliz... Misal o da, ben de çok kitap okuyacaktık. Açun bu ramazanda yeni bir sürü kitap alacak ve hepsini de okuyacaktı.
Tabi bunlar polisiye, gerilim ağırlıklı olacakmış... Doğrusu bu konuyu biraz açmakta fayda var. Bir insan neden polisiye gerilim okur ki... Kendim için korkuyorum. Acaba Açun'un bu planının benimle bir ilgisi var mı?
Korkuyorum doğrusu:)
Neyse, Allah büyüktür!
Ne diyordum, evet henüz kitap okuyabilmiş değiliz. Hayır ya, Açun Bayan Kimble adında bir kitap okuyor şimdi... Ama almamış, bizim kütüphaneden bir kitap olduğu için o da okumuyor sandım.
Demek ki geri kalan benim. Hep öyleydim zaten, gericiydim. Şimdi yine geri kaldım.
Peki niye bu projeyi henüz hayata geçiremedik?
Çünkü zaman bulamadık. Dün Sultanahmet'e gidecektik. Ben hazırlanmış bekliyorum, bi baktım Açun uyumuş. Kaldırdım, içeri gitti hazırlanacaktı sözde, karnını tutup geldi. Ne oldu dedim, "Karnım çok ağırıyor!" dedi.
Yani gitmeyelimin Türkçesi bu...
Ben de geçmiş olsun diyeceğime, "İstersen yarın gidelim!" dedim. Baktım hemen yüzünde güller açmış gibi, "Aaa! Olur valla. Hem zaten saat 10 olmuş!"
Öyle yani...
Bugün yine, yeni planlarım var anacım.
Eğer yetirebilirsek Sultanahmet'e gitmeyi planlıyorum.
Çünkü Ramazan İstanbul'da yaşanır, İstanbul'da da Sultanahmet'te...
Immmm ayrıca ne yapacaktım ya!
Hımmm şeyi yazacaktım, geçenlerde Açun da yazdı. Ben evde yeni bir görev üstlendim. Diyeceksiniz ki eski görevin neydi, "hiçbir şeye karışmayan adam" görevim vardı. Şimdi "asistan" oldum.
Açun'a yaptığı ev işlerinde yardımcı olacağım. Bütün görevim bu...
Dün sordum:
-Nasıl gidiyor asistanlık görevim? Sence iyi mi?
-Henüz bir not veremedim.
Tam bir usta rolü... Hem niye sordum ki ben?
Nasıl gittiğini bir ben bilirim bir de yüce Rabbim!

0 yorum: