2 Ekim 2008 Perşembe

Soğuk, soğuk algınlığı, hastalık

Açun gitti hasta olduk... Aslında böyle olacağını biliyordum. Okuldan arkadaşım Kamil K.'nın ofisine gittim iş çıkışı...
Taksim'in göbeğinde lüks bir ofis. Oturup konuştuk, İngiltere'den gelen arkadaşlar da katıldı bize... Arkadaşlar ilerleyen saatlerde bir bir çekip gitti, Kamil'le yalnız kaldık.
Eskileri konuştuk. Bazı tipleri mülahaza ettik... Bizim sınıfta S. adında bir kız vardı, hafif çatlak biri... Onu anlattı, ben de onunla yaşadığımız ömrümün en tuhaf rastlaşmasını anlattım.
Güldük, eğlendik...
Gece saat 24'ü gösterince tavla oynadık elbette... Kamil'i uzun süredir hep yeniyorum.
Dün de sonuç değişmedi.
Bol çaylı ve baklavalı keyifli maçtı. Sözde dün akşam orada kalacaktım. Orası Homeofis tarzında dizayn edildiği için rahatlıkla kalınabilirdi ama, hemen çevredeki barlardan gelen yüksek volümlü dalgadan uyumak mümkün değildi.
Tavladan sonra dışarı çıktık. İstiklalde Tünel'e kadar yürüdük, sonra döndük. Sözde ben orada kalacaktım ama baktım kafam şimdiden bile şişmiş durumda...
İzin isteyip eve gittim. Eve vardığımda saat 2'yi geçiyordu, uyudum. Bu sabah da saat 10:30'da ancak uyanabildim.
Kaltığımda boğazımda yoğun bir ağrı... Bademcikler şişmiş durumda! İlaç takviyesi yaptım ama kötüyüm.
Açun gitti, hasta olduk!
Öyle işte...
Tabii ki dün bazı işleri de konuştuk. Londra'da ticari bir faaliyete girişme kararı aldık. Y. yüksek lisansını bitirip geldi. Yeniden dönecek oraya...
Kamil ve o bu kışla birlikte orada tekstil ticaretine girişecek. Ben de yaz itibariyle belli bir sermaye desteği ile onlara katılabilirim.
Valla yurtdışında ticarete atılan bizim bütün çocuklar harikalar yaratıyor. Bizim okuldan Ayhan abiyi geçenlerde CNNTURK'te görünce küçük dilimi yutar gibi oldum. Bir dönemin hızlı radikallerinden biri olan Ayhan, ABD'de oyuncak devi olmuş... Değişik eyaletlerde birkaç büyük oyuncak şirketi açmış. Televizyonda yükseliş öyküsünü anlatıyordu.
Peki ya Mustafa, ya diğerleri...
Bir dönem yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen bir arkadaşım ABD'de petrol istasyonu kurmuş. Hem de iki adet...
İnanılmaz değil mi?
İnanılmaz ama gerçek...
Allah çok daha iyisini nasip etsin! Bizim de birtakım ticari atılımlarımız oldu. Gıda işine girdik ama olmadı. Maalesef battık...
Ama yılmak yok elbette... Bi bu Kamilleri bir izleyeyim bakalım, umarım bir başarı kaydederler de...
Bu arada biz bir dernek kurduk...

0 yorum: