Taa öğrencilik yıllarımdan beri bütün pazar günlerini önemli ölçüde uyuyarak geçiririm. En erken saat 11'de uyanırım.
Evlendikten sonra aslında saat 11 oldu. Daha önce saat 14.00'ten önce uyandığım vaki değildi.
Çamaşır, bulaşık, ev temizliği gibi bilimum şeyler yapar, vaktim kalmışsa da dışarı çıkar bir arkadaşımla bulurşurdum.
Evlendikten sonra da, Allah ondan razı olsun, Açun bana iş bırakmadığı için, saat 11'de uyanmaya alıştırmıştım kendimi...
Günün geri kalanı da, Açun'un dışarı çıkalım ısrarlarına karşı yaptığım şanlı direnişlerle geçerdi.
Ve bütünüyle kanepede uzanarak geçerdi.
Fakat...
Dün garip bir şey oldu. Saat 7'de ayaktaydım. Uyumak istedim olmadı. Ne yaptıysam olmadı.
Geride kalan bütün hafta boyunca uykuya ne kadar hasret kaldığımı ve her sabah uykusuz bir şekilde kalkıp, "Pazar günü gelirse de kesinlikle akşama kadar yatarım" diye söylendiğimi hatırlayınca da, "Bugün kesinlikle akşama kadar yatmalıyım" dedim. Ama olmadı.
Saat 14.00'e kadar önce yatakta, sonra kanepede dönüp durduysam da gözüme tek gram uyku girmedi.
Ben de kalkıp Açun'a yardım ettim. Aslında yardım da sayılmaz ama, kendisi beni, yardım etmişim gibi kabul etti. Birlikte aşure yaptık...
Geçtiğimiz günlerde birlikte yapmıştık. Ve bundan bayağı bir zevk alınca ikimiz de yeniden yapmaya karar verdik.
Fakat ben illede uyuyacağım dediğimden pek bir katkı veremedim. Açun kendisi yaptı, ben de şekerine falan baktım, birlikte yapmış olduk...
Daha dün uykuyla böyle cebelleşince Açun'a, "Bak görürsün yarın yine uyanmak istemeyeceğim" dedim.
Aynen öyle oldu sayın seyirciler... Saat şuan 12.11 fakat benim hala gözlerim açılmadı.
Pazar günü firar eden bu uyku da benimle dalga geçiyor. Ulan yakışır mı bu be?
Delikanlıysan Pazar günü gelsene...
2 Şubat 2009 Pazartesi
Neden acaba?
Gönderen eski zaman zaman: 02:02
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder