Kasıldım, kesildim, tutuldum.
Aslında tutulmadım henüz ama az kaldı.
Şu boyun ağrıları ne olacak böyle? Her yıl bu mevsimde taa Haziran ortasına kadar devam eder bu... Bazen bütün yaz devam da eder.
Bizim mesleğin maalesef bana miras bıraktığı birkaç şeyden biridir bu... Uzun yıllar boynumda fotoğraf makinası taşıdığım ve bu arada pek de spor yapmadığım için kaslarımız böyle güçsüz kaldı.
Bazen acaba kafam mı büyüdü de, artık kaslarım taşıyamıyor diye düşünmüyor da değilim. Elbette bu işin sakası...
Kaslarım, küçücük bir stres ya da öfke patlaması sonrası hemen geriliyor. Gerilme eğer bir egzersiz öncesi gelmişse maalesef boynum tutuluyor.
İstanbul'un çok iyi hastanelerinde fizik tedavi görmesem kim bilir halim nice olurdu?
Neyse ki tedavi gördüm de artık boynum tutulmadan sadece ön artçı sarsıntılarıyla geliyor.
Şimdi de öyle oldu.
Tam tutulmak üzereydi ki o mucize ilacı aldım. Kasları gevşetiyor. Seni gevşetiyor. Bir saniye sabit duruver, bütün melekelerin uyku moduna geçiyor.
Bir şey düşünemiyorsun, en son neyi düşünmüşsen o görüntü donuyor gözkapaklarının arasına kurulan dev platoda... Ona baka baka uyuyorsun!
Aslında uyumuyorsun da, sadece sükut içinde bir hoşluk yaşıyorsun!
Dün aldığım ilk ilacın ardından ikincisini alsam mı diye düşünüyorum? Ya alışkanlık yaparsa?
Hep almak istese canım, o caman ne olacak?
Biraz önce yaptığım iş beni yine gerdi. Boynumun tutulmasına az kaldı.
Kastım bu kez, çok hem de...
Hep kendime, "Gerilme, rahat ol" diyorum ama... Olmuyor ki?!?
Şimdi bir çay olsa...
10 Mart 2009 Salı
Kasıldım!
Gönderen eski zaman zaman: 10:55
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder