12 Mart 2009 Perşembe

P.ştlar Vadisi

Bu diziye bu blogu takip edenler bilirler ki, hep karşı olmuşumdur. Sadece bir ara çok sevdiğim bir arkadaşım orada çalıştığı dönemde, izleyeyim dedim. Orada Muro karakterinin öne çıkarıldığı dönemdi.
Çok komik bir diziydi. Orada yaratılan çakma kahraman Polat'ın da, gözünü kırpmadan adam öldüren Memati'nin de, tam bir psikopat tiplemesi olan Abdülheyi de izleyince, doğrusu o komik kahramanlık atraksiyonları, o komik ekşın çabalamaları beni güldürüyordu.
Şu devam eden asrın davasına olan ilgimden dolayı da onların gündemle yakaladıkları paralellikleri, dezenformasyon girişimlerini, süreci manipüle etme çabalarını farkettiğimde de...
Vazgeçtim.
"Devlet için", "vatan için" kelimesinin geçtiği her cümle, bu cümlenin döküldüğü her dil bana iğrenç geldiği, midemi bulandırdığı için de bu diziyi dehşet içerisinde, ama çoğunlukla da nefretim köpürerek izledim.
Şimdi anlıyorum ki...
Bu dizi Ergenekon tayfasının 2002'den beri uygulamaya koyduğu psikolojik harbin çok önemli bir parçası olarak vazife görmüştür.
Zaten dizinin içerik danışmanları da doğrusu öteden beri beni kıllandırmışlardı. Ama yine de kesin bir şey diyemiyordum.
Fakat şuan aynı davadan tutuklu olan bir istihbarat uzmanının dizinin senaristlerine gizli brifler verdiğinin ortaya çıkması, bu diziyi izlerken kafamda oluşan tüm sorulara yanıt oldu.
Artık kesinlikle biliyorum ki bu dizi Ergenekon'un gizli silahlarından biridir. Bu diziyi izleyip Türkiye'nin yakın ve uzak geçmişine dair bilgi sahibi olduğunu iddia edenlerin Ergenekon davasını neden çözümleyemediklerinin yanıtı işte ortadadır.
Dizi üzerine daha sonra dizi şeklinde yazılar yazacağım elbette...
Ama şunu yazmak istiyorum. Hiç unutmam, yazdığım bir yazıda, bu diziyi izleyip Türkiye'nin yakın/uzak siyasi tarihi üzerinde çözümlemeler yapmaya çalışanları denyo olarak tanımlamıştım. Hala aynı fikirdeyim. Yalnız bir farkla, artık çok daha ciddi gerekçelerim var bu konuda...
Şunu da eklemeden geçemeyeceğim: Devlet için silah sıkan ve gözünü kırpmadan adam öldüren, üstelik de bunu hiç hukuk tanımadan yapan birine kahraman diyenlere ne demeli acaba?
Biri devlet, millet, sakarya edebiyatı yaptı mı uzaklaşırım oradan. Çünkü biliyorum ki orada kesinlikle bir dümen vardır.
Devlet için edebiyatı yapanların ne kadar devletçi oldukları, ne kadar milletini sevdikleri ortadadır. Artık tartışmaya gerek var mı?
Başlığı niye öyle koyduğuma gelince de, devlet, millet, sakarya deyip de başka işler çevirenlere daha başka ne denebilir ki?
Değil mi yani?

0 yorum: