20 Nisan 2009 Pazartesi

Program

Bu akşam ne yapacağıma dair henüz bir programım yok... Nedense birden kendimi çok yorgun hissettim.
Uyumak istiyorum. Aslında şöyle Sultanahmet'e gitmek, orada bir yerlerde oturup bir şeyler içmek istiyordum gün içinde... Belki sonra Sosyal Yayınlar'a gidip o güzelim kitapları karıştırmak, felsefe standına gidip hasretle bazı kitaplara bakmak, alıp koklamak istiyordum.
Ama olmadı, bir iş çıktı gidemedim.
Belki şimdi gidebilirim. Sosyal Yayınlar kapalı olacak ama Sultanahmet orada... O bana yarenlik edecek. Yazarlar Birliği, o eski halinde olsaydı, dumanaltı olmasa, daha bir rafine olabilseydi belki oraya da uğrar bir çaylarını içerdim. Ama o kadar kötü ki...
Bir yeri kötü yönetince mi adı kültür merkezi oluyor, anlamış değilim.
Oraları onlardan almak, adam gibi işletecek, o tarihi mekanın hakkını verecek birilerine vermek lazım.
Medeniyet mirasını, bedeviler yönetemez. Bunlar hala hangi kafada, hangi mantaliteyle bu kadar kötü yönetebiliyor, bilmiyorum.
Oysa şimdi tam da gidip, orada o köşedeki sandalyede oturup bir çay içmek istiyor canım.
Ama gitmeyeceğim.
İçeri adımımı atar atmaz boğulur gibi oluyorum. Hic mi yok buranın havalandırması Allah aşkına?
Sonra...
Çemberlitaş'a, FKM'nin olduğu binaya uğramayı seviyorum. Gidip oradan vizyondaki filmlere bakmak hoşuma gidiyor.
Oraya uğrayacağım.
Sonra İlesam'ın önünden geçip, zira orası balkan türklerinin yeri oldu, yerli türklere bir şey bırakmadılar zaten, Çorlulu Ali Paşa'da yapabilirsem bir nargile tüttürürüm.
Sonra kafamı ve yüreğimi iyice demledikten sonra da üniversitenin önünden geçip fakülte kapısının önünden aşağı doğru kıvrılacam.
Ve Fatih...
Bakalım bunları yapabilecek miyim?

0 yorum: