Geçtiğimiz günlerde kendime, "Ben en çok nerede mutluyum?" diye bir soru sormuştum.
Yanıtım kuşkusuz, "Kendi evim" şeklindeydi.
Yorgun argın eve gidiyorum.
Kapıyı her zaman güler yüzlü bir melek açıyor. İşten gelmiş, yorgunum deyip bir köşeye kıvrılmak yerine, bize mamalar yapmak için mutfakta çalışıyor, oluyor ben gittiğimde...
O hiç yorulmuyor.
Bize güzel güzel yemekler yapıyor. Benim yüzümde gülücükler kaybolmuşsa bile o kendi yüzünde gülücüklerini tutuyor benim için...
Karşılıklı oturup bir çift laf ettik mi, hayatın büyük gamı kederi kaybolup gidiyor.
Evimi ve evimin kraliçesini seviyorum.
En çok da onunla ve evimde mutluyum.
Nasıl teşekkür etsem bilmiyorum. Hakkı nasıl ödenir Açun'un bilmiyorum. Geçelerde ona, "Sen hakkını helal etmezsen ben cenette zor girerim" demiştim.
Bu her şeyi özetliyor aslında...
Allah'a sahip olduğum her şey için şükrediyorum. Şükürler olsun Allah'ım. Bin kere...
12 Mayıs 2009 Salı
...
Gönderen eski zaman zaman: 07:50
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder