Dün akşam sınıf arkadaşım K. ile Fatih'te buluştuk. Saat 21'den 24'e kadar anlattık, anlattık, anlattık...
K. bizim dönemimizde okuldaki en hızlı, en eylemci, en aksiyoner arkadaşlarımızdan biriydi. Çok kez gözaltına alındı, tüm eylemlerde, tüm aktivitelerde hep ön plandaydı.
Başörtülüler için verilen her mücadelenin içinde vardı.
Fakat kader bu ki...
K., gittiği Londra'da bir sosyalistle tanıştı. Şimdi onunla evlilik hazırlıkları yapıyor.
Dün onunla bu meseleleri konuşurken onun dışındaki herkesin, gıyabında konuştuğu bir konuyu kendisi açtı. Biraz mahcuptu ve dedi ki, "Aslında ben bir başörtülüyle evlenmek istiyordum ama..."
Ona gerçek düşüncelerimi aktardım. Dedim ki, "Başörtülü biriyle evlenmekten öte, asıl önemli olan gönlünün sevdiğiyle evlenmektir. İnsanın ne olduğundan çok, yola nasıl devam edeceği önemlidir. Evlendikten sonra baktın içi İslam'a ısındı ve kendiliğinden kapandı. Belli mi olur"
Sonra, "Doğrusu başörtüsü takmak bütünüyle kişinin kendisini ilgilendirir. Evlenecek olan erkeği bana göre, eşinin ne başörtüsü, ne okuduğu okullar ne de ailesi ve malı mülkü ilgilendirir. Onu ilgilendiren, ilgilendiren derken onun için önemli olan demek istiyorum, tek şey iffettir. Evliliği zenginleştiren şey iffettir, ar ve hayadır. Kadının en büyük zenginliği de budur. Zaten Kur'an-ı Kerim'de de Allah-u teala kadının zenginliğinden bahsederken onun iffetine vurgu yapar" dedim. Ve daha çok şey söyledim sonra...
Bunları söylerken K. o kadar rahatladı ki...
Başörtüsü, peçe... Bunlar insanları henüz tanımadığımız döneme ait basit şeylerdi. İnsan, iffeti, ar, haya ve namus duygusuyla bir kalitedir.
Ne başörtü gördüm altında insan yoktu, ne insan gördüm üstünde başörtüsü yoktu, demek geliyor içimden şimdi...
K. ile öteden beri çok iyi anlaşıyoruz. Çünkü kaygılarımız aynı... İkimiz de ikinci bir hayatımızın (bu dünya üzerinde) olmadığımızın farkındayız.
Öyleyse madem, neden insan gibi yaşamıyoruz ki...
Ne için yalakalık, işgüzarlık yapalım ki...
Değil mi?
Adam dediğin kafasına göre yaşayandır. Ve hergün hayatına yeni bir doğru ekleyen kişidir.
Hayalleri, hobileri ve derdi olan kişidir, insan olan... Ne çok arkadaşımız var, hepsi şimdi dini paraya tahvil etti. Kazanıyorlar, kazandıkça kaybediyorlar.
Gecenin finali şu ayetle gerçekleşti:
"Ey iman edenler, ne mallarınız, ne çocuklarınız sizi Allah'ı zikretmekten 'tutkuya kaptırarak-alıkoymasın'; kim böyle yaparsa, artık onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir." (Münafikun Suresi, 9)
23 Mayıs 2009 Cumartesi
gEcE
Gönderen eski zaman zaman: 00:27
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder