Dün gece 32. Gün'de benzerine çok az rastlanan bir rezalete imza atıldı. Cumhuriyet yazarları Mehmet Faraç ile Ümit Zileli ve Vakit'ten Serdar Arseven'le, Hilal TV'den Muharrem Coşkun (İsmini öyle hatırlıyorum) biraraya gelmiş, Türkan Saylan'ı tartışacaklardı.
Program en başından beri belliydi ki tartışma platformu olmaktan öte, bir horoz dövüşü ringine sahne olacak gibiydi.
Serdar Arseven gayet üsturuplu bir şekilde kendisine sorulan soruya yanıt verirken, zaten arıza çıkarmak için gelddiği belli olan Mehmet Faraç tahrik gücü yüksek bir bomba patlattı.
Arseven de karşılık verince bir anda Faraç, "İspat etmezsen şerefsizsin" dedi. Karşılıklı olay koptu.
Şeref ne kadar ayağa düştü değil mi?
Ümit Zileli orada Arseven'e, "şerefsiz, haysiyetsiz" falan diyor, o da öyle bakıyor. Zaman zaman, "Sensin" diyor.
Alayınızın yüzüne tüküreyim. Şerefi orada her iki taraf da beş para etti.
Ulan şeref, haysiyet en yüce değerler değil miydi? Nasıl bu kadar ayağa düşürüldü, hala bile anlamış değilim.
İyisi mi o kelimeleri bir daha ağızlarına almasın bu küfürbaz, militansı, gazeteci parçaları... Millet de bunları aydın sanıp, okuyor.
Dün resmen utandım.
Dün o programı izleyince Arseven'den de, Faraç'tan da, Zileli'den de tiksindim. Midem bulandı.
22 Mayıs 2009 Cuma
Rezalet
Gönderen eski zaman zaman: 02:28
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder