4 Haziran 2009 Perşembe

Çocukluk

Demin bir video izledim. Beni o kadar uzaklara götürdü ki... Uzak dediğim, bundan 20-25 yıl öncesine yani...
Evimizin hemen önündeki o koca dut ağacının gölgesinde oynayan mutlu bir çocuk ilişti gözüme... Çevresinde bir sürü arkadaşı vardı. Ve yorulmak bilmeksizin oynuyordu.
Bırakıp bugünü, o çocuğa sığınmak istedim. Gidip ona sığınmak ve yeniden o mutlu çocuk olmak keşke mümkün olabilseydi.
Jorge Amado'dan beni inanılmaz etkileyen bir cümle okumuştum. Bu cümleyi okuduktan sonra gelip bloguma baktım, daha önceki bloglara dair arşivlere ve... Hep çocukluğumu anlatmışım. Sanki ömrümün tek gerçek mutlulukla bezeli dönemi o yıllarmış gibi ne vakit içim sıkılsa hep o günlere geri gitmişim.
Hiçbiri planlı değildi.
İçimdeki sızı, o yalnızlık duygusu ellerimden tutup beni çocukluğuma götürüyordu. Ben de hiç itiraz etmeden gitmişim defalarca...
Amado, "Çocukluk insanın anayurdudur" derken o kadar haklı ki...
Öyle değil mi ama?
Bu yeryüzü sürgününde ne vakit bir sıkıntı gelse başımıza, ne vakit içimiz daralsa iltica etmiyor muyuz o anayurdumuza?
O videoyu keşke paylaşabilseydim. Ama mümkün değil...

0 yorum: