23 Haziran 2009 Salı

İnanılmaz olanı bu aslında

Demin toplantıdan çıktım.
Maalesef moralim inanılmaz bozuk durumda... Çünkü birlikte çalıştığım kişilerin artık insaf, vicdan gibi şeyleri giderek kaybettiğini ve herşeyin maddiyata bindiği bu dünyada onların giderek birer makina gibi, ruhsuz, duygusuz oluşlarını görüşüm beni üzüyor.
Hiç bu kadar sarsıldığımı hatırlamıyorum. Yani bu toplantılarda...
Geçtiğimiz günlerde malum bir kıyı kentimizde orman yangını çıkmıştı. Orada vefat eden bir ormancının oğlunu devlet işe aldı.
Bu güzel bir jestti. Olabildiğine insani bir şeydi. Devletin, baba acısı yaşayan aileyle kurduğu empatik ilişkiye dair önemli bir örnekti.
Fakat bizim müdür ne dedi biliyor musunuz?
-Bu tıpkı padişahlık gibi... Devlette görev babadan oğula geçemez.
-Burada öyle bir şey yok ki... Devlet güzel bir jest yapmıştır. Görevini yaparken vefat eden bir mensubunun oğlunu işe almıştır. Bunun neresi kötü?
-Öyle birşey olamaz... Devlet eğer eleman alacaksa bakacak, kimin daha çok buna ihtiyacı varsa onu alsın. Öyle olur mu babadan oğula... Bu aslında padişahlık rejimidir.
-Beni çok şaşırtıyorsunuz. Bu kadar duygusuz, bu acımasız baktığınızı bilmiyordum. Devlet dediğiniz, zaman zaman kendi yurttaşıyla empati kuramıyorsa neye yarar ki? Hem devlet birey için vardır. Orada bir jest yapmış, bunun padişahlıkla ne alakası var. Beni...
-Ama sen beni dinlemiyorsun ki...
-Ne dediğinizi biliyorum. Sizi dinledim ayrıca... Söylediğiniz şey çok böyle felsefi, derinlikli olan bir şey değildi ki, iki gün üzerinde düşünüp sonra konuşayım.
-Eğer devlette bir ihtiyaç doğmuşsa o zaman gerçekten buna ihtiyacı olanı almalıdır. Ben bu anlayışı kabul etmiyorum.
-Ortada bir adamın ölümüyle doğmuş bir açık yok... O ölen memur olmasa, orman işletmesi asla bir boşluk duymaz. Bu devlettir. Orada bir açık ölen kişinin çocuğuyla kapatılmıyor. Orada yapılan şey bir acıyı paylaşmaktır. Devlet, sosyal bir devlet misyonuyla bunu yapıyor. Bu jestler alkışlanmalı... Devlet bunlar için teşvik edilmelidir.
-Senin fikrin öyle, benim fikrim de böyle...

Orada kapattım. Ne fikriyse artık...
Geldiğimiz hale bak... Bu adamlar ayda 20-25 milyar maaş alıyor. Oturdukları villalarda, hep daha fazla nasıl kazanırız, ne zaman yatımız olur, bu yıl Paris'e mi, ABD'deki evimize mi gidelim planları yaparlarken bu dünyaya giderek tapmaya başladıklarının bilmem farkındalar mı?
Onlara göre varsa yoksa bu dünya... Onların dünyasında insanlık ölmüş. Vicdan ölmüş, empati bitmiş... Ne kadar zavallılar aslında?
Çivisi çıkmış bu dünyanın diyorlar ya... Gerçekten öyle!

0 yorum: