16 Haziran 2009 Salı

Ve...

Geldik.
Tek kelimeyle harika geçti.
Hem zaten tatilin nesi kötü ki... Sadece sevdiğiniz şeyleri yapabildiğiniz size ait anlar kötü olabilir mi?
Deniz, kum, güneş... Ve muhteşem anlar. Kesinlikle her anı doyumsuzdu.
Bu tatilde şunu gördüm: Birgün işi bırakıp hayalini kurduğum kır yaşamına dönersem geride bıraktığım hiçbir şeyi özlemeyeceğim.
Ne haberleri, ne gazeteleri, ne interneti ne de televizyon programlarını... Bir tek belki de Nat Geo W. olsa yeterli.
Blog bile bu sıkıcı hayatı biraz renklendirmek için sığındığım bir limandır. Ama denizi kirli, manzarası kötü bir liman!
Tatil modunda bir hayatım olsa blog da neymiş... Kime ne benim hayatımdan, bana ne kimin hayatından; değil mi?
Aynen öyle...
Açun'la tatil bir başkadır. Varlığı için Rabbime şükrediyorum. Beni o kadar mutlu etti ki...
O aynı zamanda çok çok iyi bir arkadaştır. Açun'la tatil süperdi.
Deniz bisikletine atlayıp mavilikliklere açıldığımız o günbatımı vaktini, denizin ortasında, o mavi ıssızlıkta yaptığımız o güzel sohbetleri unutmak mümkün mü?
O kadar keyifli, o kadar huzur dolu bir andı ki... Biz sustuk, dalgalar konuştu.
Deniz bizim için narin türküler mırıldandı.
Sonra...
Sahilde yaptığımız gezileri...
Deniz manzarasına dalıp kurduğumuz hayalleri...
Denizde attığım kulaçları, güneşi, gölgeyi, esen rüzgarı, sabahın seherini... Ve rüzgarın taşıdığı o güzel çicek kokularını, peşine takıldığımız kelebekleri, o sarı siyah renkli güzel kuşları...
Ve Açun'un göz bebeğinde yakaladığım mutluluğu... O ela gözlerine yansıyan tarifsiz güzellikteki ışıltıyı...
Gece yarılarını, sabahı, öğleyi ve ikindiyi...
Unutmayacağım.
Unutulmazdı. İnanılmazdı.
Tek kelimeyle harikaydı tatil... Süpperdi!

Yapılacak tek şey şükretmektir. Allah'ım, Ey Güzel Allah'ım sunduğun tüm imkanlar için binlerce kez şükrediyorum!

0 yorum: