28 Temmuz 2009 Salı

Yeni şeyler

Uzun süredir hayatımız hep aynı modda ilerliyor.
Peki hep öyle mi olacak?
Değil elbette...
Bu günlerde yeni bir heyecan bizi bekliyor.
Az kaldı, çok çok az... O heyecan çerçevesinde bazen hayaller kuruyorum. Gidiyor ardı sıra...
Daha bugün sabah erkenden uyandığımda, kirpiklerimin ucunda o hayalden tatlı kırıntılar vardı.
Aldım onları, yüreğime bastım, sevdim sevdim sevdim!
Dün uyurken kurduğum hayalden geriye kalanlardı bu kırıntılar... Hayal etmek olmasa, herhalde hayat çekilmez olurdu değil mi?
Bir zamanlar bir mektup yazmıştım. Geçtiğimiz günlerde bilgisayarımdaki özel dosyaları karıştırırken o mektubu buldum.
Bundan 6 yıl önce yazılmış...
Şimdiki ben ile 6 yıl önceki ben'i karşılaştırdım. İnsan gerçekten de büyüyor. Büyüyor ama içindeki o çocuk var ya, o hep öyle kalıyor. Siz ne kadar büyürseniz büyüyün, o kendi dünyasında, kendi durağan zamanlarını yaşıyor. Ve olabilecek en güzel durakta sizi bekliyor.
Bu türden mektuplar daha önce hiç yazdım mı? Hayır, sanmıyorum. Çünkü hiç böylesine bir hayalin içine sokmadım kendimi...
Galiba ürktüm.
Ahmet Kaya'nın söylediği bir şarkıdaki gibidir herhalde, öyle birşey olmak... O yüzdendir, garip olduğu içindir belki de her türlü hayalin içine gözüm kapalı girdiğim halde, o sözkonusu olduğunda hep uzak durdum.
Şimdi önümüzde öyle bir heyacan var.
Allah'ım, ey Allah'ım, sen hayırlı olan neyse onu nasip et! Sevindiren sensin, sevdir, sevindir bizi...
Buna öyle muhtacız ki!

0 yorum: