Geçtiğimiz günlerde Bacon'ın çok sevdiğim bir sözünü yazmıştım, dostlukla ilgili...
Dün uzun süredir ihmal ettiğim çok değerli bir dostuma gittim.
Home-ofis olarak kullandığı işyerinde, ben gitmeden bize güzel bir sofra hazırlamak için ön hazırlıklara başlamıştı.
Hamur tatlılalarını çok sevdiği için Sütiş'ten bir paket yaptırıp gittim.
K. bir taraftan laflarken bir taraftan da yemekleri hazırladı. Aslında yaptığı yemek de tonbalıklı, enfes bir salataydı.
Yemeği yedikten sonra nişanlısının çektiği filmi izledik. Gerçekten de harika olmuştu.
Birkaç festivale katılmışlar, inşallah Avrupa'dan güzel bir ödülle döner de emeklerinin biraz da olsa karşılığını alırlar.
K.'nın filminin son rötuşları henüz yapılmamıştı. O nedenle izlemedim.
Dün o kadar çok şey konuştuk ki...
Laf bir ara askerlik anılarına geldi. O konuya bir girdik, bir daha çıkamadık vallahi...
Bir ara farkettim ki tam bir saattir sadece bu konu üzerinde konuşuyoruz. Hemen sözü aldım, ve konuyu değiştirdim.
Home-ofis'i İstiklal'de...
Dışarıda gürül gürül akan bir dünya, biz de o dünyayı tepeden izliyoruz. O kadar güzeldi ki...
Çayımızı da içtikten sonra, genel bir fikir/ideoloji münazarası yaptık ve kendimizi dışarı attık. İstiklalde bir tur attıktan sonra da eve döndüm.
Güzeldi, keyifliydi, süperdi.
Bu arada yorgunluğum hala devam ediyor. Bel ağrım biraz hafifledi.
4 Ağustos 2009 Salı
Arkadaş
Gönderen eski zaman zaman: 01:00
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder