7 Ağustos 2009 Cuma

Yağmurun küçük elleri...

Eskiden beri var olan bir alışkanlıkla yazın asla üzerime birşey örtmem uyurken... Bu sabah bir serinlik hissettim.
Uyandığımda adam akıllı üşümüştüm doğrusu.
Ne olup bittiğini kavramaya çalışırken cama vuran pıt pıt seslerini duydum. Yağmur o küçücük elleriyle perceremi vuruyordu, beni uyandırmaktı niyeti...
Kimseye hissettirmeden, usulca ve kısık bir sesle: Tıp, tıp, tıp...
Onun o güzel, duru ve berrak dilinin tek bir kelimesi var, tıp, tıp... Her şeyi bir kelimeyle anlatmak mümkün mü?
Öyleymiş... Yağmur bu gece, sabaha doğru ne söylemek istediyse o tek kelimeyle söyledi bana ve İstanbul'a...
O söyledi, ben dinledim.
O kadar güzeldi ki...
Gökyüzü ağlarken yağmur konuşuyordu tıp tıp...
Gökyüzü ağlıyordu ya, ben de ağlamak istedim. Gözyaşlarımla bu seher ayinine ben de katılmak istedim.
Mutluluktan...
Bugün güne güzel başladım. Güzel geçecek inşallah...
Yarın da şölen var.
Gök yağdıracak yağmurunu, biz ıslanacağız!
O yağacak, ben mutlu olacağım.
Ne güzel!

0 yorum: