Uzun süredir ev bakıyoruz.
Ama daha karar veremedik.
Herhalde bayağı bir uzun sürer arayışımız. Ev almak istediğimiz semt hakkında bile hala aslına bakılırsa net bir fikrimiz yok.
İstanbul'un her köşesi ayrı bir güzel...
Ne yapsak acaba?
Dün süper bir ev bulduk. Ama biraz bütçemizi aşıyor. Aslında eski deliliğim üzerimde olsa, koşullar biraz daha farklı olsaydı girerdim o eve...
Ama artık gözüm kesmiyor.
Yaşlanıyorum galiba...
İnsan yaşlanınca daha bir hesap kitap işine dalıyor.
Biliyor musunuz bu ev alma süreci benim açımdan hayli hazin geçiyor. Çünkü ev almaya karar verince zamanla şunu düşündüm. Hangi evi görsek, "Acaba yaşlandığımda kalmak isteyeceğim yer gerçekten bu semt mi olur?" diye soruyorum kendime...
Gençliğimi geçtim.
Yaşlılığım için planlıyorum. Ah ne zalimsin zaman...
Ne çabuk geçtin. Daha dün gibi geliyor 20'li yaşlarım. Üniversite yıllarından beri takıldığım kafeler var.
Oraya genelde üniversiteli tayfa takılır zaten... Geçenlerde oraya gittim, birçok tanıdığım çocuk vardı.
Bir şeyhi karşılar gibi kalktı hepsi, saygıyla, "Abi hoşgeldin" dediler. O kadar garip oldum ki...
Abiyiz ya...
Arkadaşımın kızı geçenlerde işyerine gelmişti. Elinde bir oyuncak vardı, kapağının açılması gerekiyordu, "Amcaa bunu açar mısın?" dedi bir ses... O sesten önce dönüp etrafıma baktım. Acaba burada bir amca var mı diye?
Bendim o...
Üzüldüm.
Bakın laf nereye geldi.
Yaşlandık ey gençliğim, haberin var mı?
21 Ekim 2009 Çarşamba
Arama
Gönderen eski zaman zaman: 07:56
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

2 yorum:
Ben çocukluğumun geçtiği Eyüp Sultanda ömür boyu yaşayabilirim..
Bir tarafta hayat canlı canlı akarken bir tarafta pierloti tepesi...
Yaşlanmak:)
Hey gidi yaşlılık nelere kadirsin. :) Kim o sana amca diyen bul getir bana olur mu?
Yorum Gönder