Rüya mıydı, kabus mu bilmiyorum.
Gece yarısı kalkıp salona geldikten sonra gördüm bu rüyayı. İş yerine gelirken yolun kenarındaki bir parka kıvrılıp yatıyorum. Beni arayıp soruyorlar. Müdür gelip beni buluyor, "Nerdesin?" diyor. Yani nasılsın, iyi misin anlamında...
Ben de kendisine gayet ciddi bir ses tonuyla, "Şimdi Paris'teyim" diyorum. Beni bırakıp gidiyor.
Bu böyle birkaç gün devam ediyor. Bir ara bu kez başka bir yerde, yol kenarındaki bir ağacın altına uzanıp uyuyorum. İş yerinden arkadaşlarım geçiyor, şaka yollu, "Şimdi nerdesin?" diyorlar.
Ben de, ciddiyetimi hiç bozmadan "Floransa" deyip, uzanmaya devam ediyorum. Ve derken bu hep böyle devam ediyor.
Evden çıkıyorum sabah işe gidiyorum diye, gelip işyerine yakın yerlerde başka bir boyuta geçip, orada kıvrılıp yatıyorum.
Beni bu durumda gören yöneticilerimin desteğiyle ben malulen emekli oluyorum. Neden beni emekli ettiklerinin de farkında değilim.
Yani delirdiğimi bilmiyorum.
Eve geliyorum. Bir süre, birkaç ay dinlendikten sonra kendimi biraz iyi hissedince yeniden işe dönüyorum. İş yerine gidip, "Ben çalışabilir miyim?" diyorum. Yöneticilerim de, "Elbette çalışabilirsin. Hoşgeldin işine" diyorlar.
Seviniyorum.
İş yapıyorum. Süper işler yapıyorum ama ertesi gün bekliyorum, çıkmıyor.
Gidip müdürüme, "Hani yaptığım işi çok beğenmiştiniz, neden çıkmadı, neden olmadı?" diye soruyorum.
O da, "Evet çok güzeldi. Eline sağlık, ama son anda başka şeyler oldu" dedi.
Bu hep böyle devam ediyordu.
İşyerinde yaptığım işi çok beğeniyorlar ama değerlendirmiyorlardı. Birgün gözlerim yaşlı gidip Açun'a dert yanıyorum. O da bana bakıp gözyaşı döküyor. Ve gözümdeki yaşları silerek, "Sen süpersin. Yaptığın işler çok güzel... Önemli olan işin değerlendirilmesi değil ki, onu ortaya çıkarmandır. Sen de bunu yapıyorsun" diyor.
Ben de, "Bunlar benim delirdiğimi düşünüyor. O nedenle yaptığım işe, güzel bile olsa itimat etmiyorlar" diye düşünmeye başlamıştım.
Herkes, hayır olur mu öyle, diye karşı çıkıyordu bu düşünceme... Öyle değilse peki neden yaptığım işleri değerlendirimiyorsunuz ki?
Herkes bana o kadar iyiydi ki... Bazen yolda yürürken uzaktan birilerinin beni işaret ederek konuştuklarını, bir kahvede oturuyorsam, birilerinin gözlerini benden kaçırarak benden konuştuklarını görürdüm.
Ne oluyordu acaba?
İnsanlar bana neden bu kadar şefkat besliyorlardı?
Çocuk mu olmuştum yoksa deli mi?
Böyle acınası bir durumdaydım işte rüyamda...
Sonra beni Açun'un sabaha kurduğu telefon uyandırdı.
24 Ekim 2009 Cumartesi
İlginç bir rüya
Gönderen eski zaman zaman: 01:31
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder