23 Ekim 2009 Cuma

Meslek

Uzun süredir bir yol ayrımında hissediyorum kendimi...
Bir zamanlar severek başladığım mesleğime gelineç süreç içerisinde iyice soğumuş bulunmaktayım.
Bundan sonra ne yapacağım?
Bilmiyorum.
Kafamı son birkaç aydır kurcalayan en önemli soru işte bu... Mesleğim, artık yapılacak gibi değil.
Ne bir hırs kaldı, ne de bir şevk... Hergün ayaklarımı sürüye sürüye geliyorum buraya.
Ve hergün biraz daha pişman olarak gidiyorum.
Bütün bunların benimle hiçbir ilgisi yok... Hala bile mesleğimde en iyilerden biriyim.
Bunu kesinlikle kimse bir övünme olarak algılamasın. Sadece durumumu açıklamak için söylemek zorunda olduğum bir gerçektir bu...
Ama artık hiçbir başarı beni tatmin etmiyor.
Hergün, "Niye buradayım, neden bu işi yapıyorum?" diye soruyorum kendime... Bunu bana sorduran, beni mesleğimden soğutan şey nedir biliyor musunuz?
Öyle bir noktaya geldik ki bu meslekte artık iyi ile kötü arasında, yetişmiş eleman ile yeni başlayan çekirgeler arasında hiçbir fark kalmadı.
Bu da, "İşin bir anlamının kalmadığı" anlamını taşıyor.
Usta çırak ilişkisinin bittiği bir iş, usta-çırak dengesinin ortadan kalktığı bir iş akıllı olan hangi kimseyi tatmin edebilir ki?
Kendime olan saygımdan dolayı artık bitti diyorum. Ciddi anlamda bu iş benim için bitmiştir.
Peki ne yapacağım?
İşte bunu bilmiyorum. Bazen, "Acaba Ankara'ya gitsem, orada memur olma imkanlarını kovalasam mı?" diye diyorum kendime...
Kalbimin ve aklımın bir yanı evet diyor, bir yanı da, "Ankara mı? Memurluk mu?" diye bir küçümseme ile beni karşı karşıya bırakıyor.
Hayatımı Ankara'da sürdürme düşüncesi hiçbir şekilde sıcak gelmiyor. İstanbul varken Ankara bir tercih olabilir mi?
Ama ne yapayım, bilmiyorum.
Başka da bir şey aklıma gelmiyor.
Ticaret bir alternatif olabilir mi?
Geçenlerde bunu ciddi ciddi düşündüm. Sonra da, "Düşünsene elektronik ithal edip satıyorsun?" dedim kendime... Düşündüm. Korkunç geldi.
Düşünsene, elektronik ithal edip satıyorsun!
Biraz işgüzar, yalaka bir yanım olsaydı, belki de bir açılım yakalayabilirdim. Kendi iş alanımda müdür olsam, belki birkaç yıl daha, "Acaba değiyor mu bütün bunlar için?" gibi bir soruyu erteleyebilirdim.
Ama yapım buna müsait değil...
Bu dünyada hiçbir şey, uğruna izgüzarlık, yalakalık yapılarak elde edilecek kadar değerli değildir. Hele bizim meslekte asla...
Haliyle?
Bir çıkmaz işte... Ciddi bir çıkmazdayım.
Yurtdışında arkadaşlarım, kuzenlerim var. Oralara gidip sıfırdan mı başlaşam diyorum. Dönüp geriye bakıyorum, çoğu gitti azı kaldı, diyorum. Bu aşamadan sonra yapılacak her yenilik, zarardır, ziyandır.
Öyle işte...

0 yorum: