... bundan yıllar önceydi, staj yaptığım işyerinden çıkmış aylak aylak geziyordum. Tam o sırada bir teklif gelmişti.
Şaka gibiydi.
Bir profesyonel olarak gidip işe başladım. Ve biliyor musunuz, lünpen takıldığım bir dönemdi.
Mesleki anlamda donanımım yoktu. İşin aslı pek kitap falan da okumamıştım.
Gittim, kırk yıllık profesyoneller gibi oturup ciddi ciddi pazarlık yaptım ve işe başladım.
O cesaretime, o özgüvenime hep hayran kalmışımdır. Aslında bu dünyayı pek de takmayan bir lünpenin sergilediği bir tavırdı. Kaybedecek bir şeyi olmadan oyuna katılmak bu olsa gerekti...
Orada, o iş yerinde o kadar çok kişi vardı ki... Hepsi de benden büyüktü. Ve ben hepsinden daha büyükmüşüm gibi bir havadaydım.
İşte o iş yerinde tıpkı benim gibi olan biri daha vardı.
Adı da İbrahim'di...
Demin yazdığım şeylerin hepsi onun için de geçerliydi. Zaten, arkadaşın kimse sen de o'sun...
Ben orada sadece 14 gün çalıştım.
Ayrıldım. Vuruşa vuruşa ayrıldım hem de... Paramı vermiyorlardı zorla aldım. Bırakır mıydım hiç...
Sonra o arkadaşım devam etti. Bir yıl çalıştıktan sonra o da ayrıldı. Orada, o iş yerinde çalışmış olmanın benim açımdan tek kazancı o arkadaşı tanımak olmaktı.
İşte düğününe gideceğim kişi o arkadaştır. Birazdan çıkıcam ve hayatının belki de en mutlu gününde o arkadaşımın yanında olacağım.
Allah mutlu, mesut etsin onları... Amin!
6 Mart 2010 Cumartesi
Bir anı
Gönderen eski zaman zaman: 07:45
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder