13 Mart 2010 Cumartesi

Bitter

... küçüktüm, çok küçüktüm.
Annemle teyzemlere gitmiştik... Şimdi Hollanda'da olan kuzenim bir şey için ağlıyordu. Annesinden ısrarla istiyordu.
Teyzem işi bitince kalktı, hem ona hem de bana getirdi. Sanırım hayatımda ilk kez gerçek anlamda bir çikolata yiyordum.
Sonraki yıllarda hep o çikolatanın tadını aradım. Fakat uzun uzun yıllar bulamadım. Ne vakit İsviçre'ye gittim. Orada el yapımı onlarca çeşit çikolata yedikten sonra çocukluğumun o muhteşem tadını yakaladım. Dilin de bir hafızasının olduğunu orada farkettim.
Evet, sevdiğim çikolata buydu işte: Şeker oranı çok çok az, sertlik oranı yüksek bitter çikolata...
Teyzemde yediğim de Norveç'ten getirilmişti.
İsviçre'ye gitmeden önce çikolatayı hiç yemiyordum. Çünkü yediğim çikolatalar bana çok kötü geliyordu. Sütlü çikolata, şekeri fazla çikolata deyim yerindeyse midemi bulandırıyordu.
Ben sevdiğim çikolatayı bulamadığım için bir türlü, bana ikram edilen sütlüleri geri çevirince herkes hayıflanıyordu. Çikolata sevmeyen çocuğa adımız çıkmıştı ki, bu kötü sicilimi İsviçre'de, Zürih, Bern, Lozan ve Cenevre'deki o meşhur el yapımı çikolata dükkanları kurtardı.
Dün Açun'la çay keyfi yaparken ne zamandır ona aldığım bitter çikolatayı da servis etti. Ülker'in bitteriydi, başta önyargılı olsam da, sevdim doğrusu... Şekeri biraz daha az olsa, içindeki katı yağ oranı biraz daha düşürülse süper olurdu.
Ama sanırım bu durumda ona o katılığı (sertliği) vermeleri zor olurdu.
İstanbul'da çok güzel çikolata dükkanları var. Karaköy'de meşhur bir dükkan olduğunu öğrendim ama henüz gitmek nasip olmadı.
Evet...
Sözün özü: Şeker oranı çok düşük, sertlik değeri yüksek bitter çikolatayı çok seviyorum.
Hani bana almaya kalkışanlar falan olursa diye yazayım dedim. Tamam mı?

0 yorum: