Çocukken oynadığımız oyunları özlüyorum bazen... O oyunları oynadığımız dönemdeki gibi olsaydı her şey ne güzel olurdu.
Yine öyle gülebilseydik mesela... Yine öyle toprağa karışabilseydik, üstümüzü kirletebilseydik, ah...
Kirlenmek güzeldir, diye bir reklam sloganı var ya, bu o kadar isabetli, o kadar cuk oturmuş bir slogan ki...
Mutlu olduğum anlara dönüp baktığımda, hep böyle çamurun içinde, kirlenme kompeksi duymaksızın hayata ve toprağa karışmış bir çocuğu, gülen gözleriyle bir çocuğu görür gibi oluyorum.
İşte o anlardan birini anlatmak istiyorum size...
Çocukken en büyük keyfimiz, köyün dışındaki bir dağın ardına gidip o yüksek düzlüklerde dak adını verdiğimiz oyunu oynamaktı.
Dak bildiğin golf... Ondan hiçbir farkı yok, belki delik sayısı ve sayı alma prensipleri farklıdır ama mantık ve görsellik olarak aynı...
Dak oynayabilmeniz için ucu hafif topak bir sopanız ve keçeyle yapılmış bir topunuz olması gerekiyor.
Kura çekiliyor ve topa vuruluyor.
Siz topu uzağa atıyorsunuz, sonra da gidip onu önceden belirlenen deliklere sokuyorsunuz.
Köyün bütün çocukları toplanırdık, oynardık saatlerce... Tabii ki aynı alanda sadece bu oyun oynanmazdı. Bununla paralel olarak çelik-çomak, beş taş ve daha onlarca oyun oynardık, mutlulukla...
Oyunu ilkbahar, yazın ilk ayları ve sohbaharda oynardık sürekli... İlkbaharda genelde yeni doğmuş oğlakları ve kuzuları otlatmaya götürdüğümüzde, onlar otlarken biz de oynardık...
Bir süre sonra oğlakları ya Murat nehrine, ya da nehre akan derelere götürüp su içmelerini sağlardık...
Oğlakların hoplaya zıplaya suya gidişlerini izlemek müthişti. En büyük keyiflerimizden biri de buydu.
Öğlen saatlerinde oglak ve kuzuları eve getiriyorduk, annelerini emiyorlardı. Geldiğimizde kızkardeşlerimize dağdan topladığımız kır çiçeklerini getirirdik çoğunlukla...
Şimdi yine bir bahardayız. Benim yaşadığım bu güzellikleri şimdi başka mutlu çocuklar yaşıyor. Bu da güzel...
25 Mart 2010 Perşembe
Dak
Gönderen eski zaman zaman: 02:54
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder