13 Mart 2010 Cumartesi

Kel ölür...

Dün bir arkadaşımla yemek yerken sözü önceki gün vefat eden karikatürist T.S.'den açtı ve bana, "Çok iyi bir ustaydı. Üzüldün mü?" diye sordu.
Hayır dedim, kesinlikle hayır...
Arkadaşım çok şaşırdı.
Ona izah etmek zorunda kaldım. Dedim ki: "Bu adam hayatı boyunca benim savunduğum değerlere karşı savaştı. Onu yücelten verdiği bu savaştı.
Kuşkusuz önemli bir karikatüristti.
Ama benim için bir değeri yoktu.
Birinin ölümüne elbette sevinecek değilim. Ama beni üzmedi ölümü... Arkasından dökecek tek bir damla gözyaşım yoktur benim."
Arkadaşımın şaşkınlığı daha da arttı.
Neyse...
Kel ölür, sırma saçlı olur misali... Onunla ilgili, daha önce ölen onun gibi insanların arkasından söylenen sözlere benzer sözler söyledi.
Etkileyemedi beni...
Üzülemedim.
Demin televizyondan onun cenaze törenini izlerken dökülen gözyaşları, o samimiyetsiz söylevler... İlginçti.
Neyseki Allah var.
Ölüm bile onlara bir şey anlatmıyor. O adamın ölümü bile...
Ne kadar savaşırsan savaş gideceğin yer bellidir. Allah, bu dünyada herkese, istediği herşeyi yapma özgürlüğü vermiştir. İstersen kendini tanrı bile ilan edebilirsin. Ama her şeyin bir karşılığı vardır.
Ne ekersen onu biçersin.
Şimdi o, geri dönülmez hesap yurduna gitti. Orada, 80 yıllık ömrünün hesabını verecektir.
Yalnız şahitlik etmek gerekirse, ben şahidim ki, bu adam İslami değerlere çok uzaktı. Ve çekinmeksizin o değerlere karşı hep savaştı.
Allah'ım sen tüm bilinemezlere ve tüm bilinebilenlere vakıf tek varlıksın. Her şeyin en iyisini sen bilirsin... Ama bir müslüman olarak diyebilirim ki, biz onu hiç iyi bilmezdik.

0 yorum: