2 Mart 2010 Salı

Nafile

Dün üst müdürlerle birimin maaş politikaları üzerine yemekli bir toplantımız vardı. Etiler'de, lüks bir mekanda oturup gece yarısına kadar konuştuk, yedik, içtik... Her arkadaşımız itirazını dile getirdi. En çok ben konuştum yine...
Peki ne oldu?
Hiiç! Koca bir hiç hem de... Geçtiğimiz ay maaşlarımıza zam yapıldı. Bütün holdingte uygulanan zam yüzde 6'ydı.
Benim başka yere transferim vs. gibi başka nedenlerden dolayı zam oranımda rutin dışına çıkıldı ve bana yüzde 26 oranında zam yapıldı.
Peki beni tatmin etti mi? Doğrusu etmedi... Dün arkadaşlar daha çok konuşsun, onlar itiraz etsin istedim. Onlarla aynı şeyi talep eder bir görüntü vermekten kaçınacağımı tembihlemiştim kendime... Çünkü hiçbiri bana uygulanan zam oranından haberdar değildi. Kendimi, onların durumundaymışım gibi lanse edemezdim, bu onlara haksızlık olurdu.
O nedenle de ben de bekledim onlar konuştu, ben sonunda sazı aldım elime, çaldım da çaldım... Hep onlar adına konuştum. Onlar için itiraz ettim. Müdürler biraz şaşkındı ama hiç oralı olmadım. Bana yapılan zam arkadaşlarımınkinin çok üstünde ama beni tatmin etmedi ki totalde...
Neyse, iş çıktı.
Sonra devam ederim. Hayır aslında gerek yok, gece bence fiyaskoydu. O kadar...

0 yorum: