Siz de hayatınızdaki ilkleri hatırlar mısınız?
Ben genelde hatırlarım... Mesela ilk muzu, ilk kiviyi, ilk iskenderi ne zaman yediğimi hatırlarım.
Supangle yediğim ilk günü de mesela...
Demin yemekten sonra, sevgili arkadaşımla bizim burada İstanbul'un en iyi pastanelerinden birine gidip supangle yedik...
O an aklım o ilk güne gitti.
İstanbul'a yeni gelmiştim. Hiçbir yeri bilmiyordum. Benim okula geldiğimi haber alan hemşehrilerim gelip beni bulmuşlardı.
Onlardan biri de şuan Çeçenistan'da olan sevgili arkadaşımdı. Gelip beni evimden aldı, birlikte Fatih'e geldik...
Postanenin olduğu sokaktaki bir pastanede oturup muhabbet ettik. Garson ne istediğimizi sormaya geldiğinde arkadaşım, "Buranın supanglesi çok güzel. Dene istersen" dedi.
Ben de evet deyince geldi. Doğrusu o güne kadar hiç yememiştim... Belki adını bile duymamıştım bile denebilir. Çünkü arkadaşım tavsiye ettiğinde hiçbir fikrim yoktu.
Supanglemizi yerken bir taraftan da üniversite, hayaller, islamiyet ve daha bir sürü şey üzerinde konuşmuştuk...
Çok farklı hayallerim vardı. Ona nasıl bir üniversite hayal ettiğimi, aslında ne yapmak istediğimi geniş geniş anlatmıştım. Ve sanırım o dönem 3. sınıfta olan bu arkadaşım fikirlerime hayran kalmıştı.
Bugün o anları yeniden andığımda birden bir soru belirdi kafamda... Kendi kendime, "O günkü hayallerine ne oldu?" diye bir sordum sessizce...
İçim acıdı.
Kaybolup giden yıllarıma, avuçlarımın içinden bir sabun köpüğü gibi uçup giden hayallerime ve daha bir çok şeye... Üzüldüm.
Üniversiteye geldiğimde gerçekten de bambaşka hayallerim vardı. Bazen sizi, kocaman hayallerinizden küçücük bir şey, küçücük bir insan ya da başka küçücük bir neden bile koparabilir.
İşin asıl trajik yönü de burasıdır.
Okula başladıktan sonra karşı koyamadığım bir kader beni başka bir yöne sürükledi.
Beni sürükleyen o rüzgara karşı durup, kaderimde yeni bir yol çizmeye çalıştığımda ve dahası bunu başardığımda iş işten çoktaan geçmişti.
Birçok şey için geç kalmıştım.
Sonra toparlamaya çalıştıysam da olmadı. Her şey mümkün ama zamanı geri döndürmek namümkün...
Eğer yeni bir başlangıç yapmak, o supangle yediğim o güne dönerek bu 14 yıllık süreci yeniden yaşamak gibi bir şansım olsaydı, kesinlikle o masada konuştuğum hayallerimin peşinden giderdim. Ve o masada, olmak istediğim kişi nasıl biri idiyse, aynen öyle biri olmaya çalışırdım.
Ama olmadı.
Hayat ne garip şey değil mi?
22 Mart 2010 Pazartesi
Supangle
Gönderen eski zaman zaman: 07:37
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder