Bugün kendimi çok mutlu hissediyorum. İçim kıpır kıpır... Bunun o kadar çok nedeni var ki, hangisini saysam acaba?
Buraya geldiğimizden beri işlerin yoluna girdiğini, her gün beni sinir eden hiçbir nedenin kalmadığını farkettim.
Öncelikle eğitimsiz kadınların sığ, sıradan kıro ve varoş dırdırları sona erdi. Allah'ım ne azaptı o öyle?
Gelip iş yerinde akşama kadar Bihter ile Behlül'ü, Yaprak Dökümü'nü falan konuşuyorlardı.
Hatta bir ara biri telefonunun zilini Ramiz'in "Telefon var yeğeeennn" repliğiyle değiştirmişti.
Midem bulanıyordu, kalkıp onların üstüne kusmak istiyordum.
Allah'ım diyordum, "Ya bunlardan biriyle yaşamak zorunda kalsaydım. Ya kaderimi böyle şekillendirseydin, ne yapardım ben"
O kıroluklar bitti. Çünkü artık herkes bir arada... Gerçekten eğitimli çocuklar burada çoğunlukta olduğu için gereksiz, kıro kızların devri bitti.
Hemen karşımdaki masada oturan 3 çocuk çok iyi okullardan mezun olmuş(İkisi Galatasaray Lisesi mezunu), ardından da Boğaziçi okumuşlar.
İkisi daha sonra yurtdışında, biri Paris, diğeri de Newyork'ta yüksek lisans yapmış.
Onlarla o kadar mutlu bir iş arkadaşlığımız var ki...
Kırolardan biri benim hemen arkamda oturduğu halde bir haftadır hiç sesini duymadım. Artık beş para etmez zevklerini, yaptıkları zevzeklikleri dinlemek zorunda kalmıyorum.
Allah'ım her işte bir hayır vardır derler ya, öyleymiş valla... Teşekkürler!
17 Temmuz 2010 Cumartesi
Mutluluk
Gönderen eski zaman zaman: 00:14
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder