15 Eylül 2010 Çarşamba

Eylül

Her Eylül'le yeniden mutluluk perileri gelir konar omuzlarıma... Kendimi her Eylül hayata yeniden merhaba derken yakalayaşım bundandır, kesin...
Her Eylül yapraklar dökülürken toprağa ben yeşeririm.
Her Eylül aşk denen o tılsım yeniden üflenir ruhuma...
Her Eylül, sokaklarda nedensizce yürürken mutluluğu adımlarım ben... Her Eylül, yeniden mutlu olurum.
Güzel olurum.
Ben susarım, gözbebeklerim konuşur yaşadığım mutluluğu... Yeryüzünün tüm çağlayanları sesini ruhuma boşaltır benim her Eylül...
Bir turna, bir kırlangıç kuşu uçup giderken kanatlarını benim için çırpar, biliyorum bu kesin...
Her Eylül, bir tavus kuşunun sırtındaki yeşil olurum. Güvercin, her Eylül beni taşır gerdanlığında...
Yürümeyi yeni öğrenen bir ördek paytak paytak benim ruhumu arşınlar her Eylül...
Ben her Eylül yeniden doğar, yeniden yaşarım hayatı... Mutluluğum bundandır. Hoşgeldin hüzün, hoşgeldin.
Eylül, ömrün son demi gibi... Elde kalan tek iyi şey gibi...
Mutluyum.

2 yorum:

Gülay dedi ki...

Sizin bu güzel yazınızla alakası yok ama Eylül ayı küçükken güzeldi benim için farklıydı,özeldi...
Siyah önlüğüm ve beyaz yakalığıma,mis gibi kokan kitaplarıma,çok sevdiğim öğretmenimin karşısında duyduğum heyecanıma,arkadaşlarıma kavuşurdum...hayat o demekti o zamanlar benim için...Şimdi ise o saf ve masum kızı özlüyorum sadece...

eski zaman dedi ki...

Eylül, benim için hayatımın her döneminde en güzel mevsimin ilk ayı oldu.
Ben yere düşen yapraklar üzerinde gezmekten inanılmaz keyif alırım.
Hatta çıldırasıya bir keyif bile aldığımı söyleyebilirim.
En sevdiğim duygu hüzündür. Eylül, hazandır.
Hazan'ı ve hüznü sevdiğim için seviyorum Eylül'ü...
İlkokul yıllarına dair kimin özlemi yok ki...
Var mı, o saf ve masum çocuğu aramayan kimse?