İş değişikliği nedeniyle bir süredir Ankara'da oryantasyondayım. Sanırım son yıllarda yaşadığım en sıkıcı gurbetlik buydu. Nasıl bir kent bu, inanın burada kaldıkça burada yaşayanlara acıdım... Bir kent ancak bu kadar sıkıcı, sıradan ve boğucu olabilir. Burada bir kez daha canım İstanbulumun kıymetini anladım. İstanbul bir yeryüzü cenneti...
Eğer imkan bulursam ileride Ankara ile ilgili izlenimlerimi yazacağım ama, şunu eklemeden geçemeyeceğim: Bu kentte en çok aradağım şey cami oldu... Ankara resmen camisiz, nursuz bir kent... Her işhanının bodrumuna bir mescit iliştirilmiş ve buna da, camii denilmiş... Akşam ve yatsı namazlarımın önemli bir bölümünü kıldığım Yüksel Camii Şerifi gibi... Hani görmesek şöyle kubbeli, minareli bir sanat şaheseri sanırsın ama... Neyse!
Şükürler olsun ki yarın gidiyorum. İstanbul, yavrularım, Açun bekleyin beni geliyorum!
0 yorum:
Yorum Gönder