22 Haziran 2011 Çarşamba

Bir kaç gün...

Şunun şurasında ne kaldı ki?
Bilmiyoruz. Gerçekten de bilmiyoruz... Doktora göre 8 Temmuz'da teşrif edeceksin ama öncesi de olabilir.
Ne geçmek bilmez günler...
Sen inşallah şanslı bir bebek olacaksın. Ben de, annen de yıllardır tükenmez bir sevgi ve özlem biriktirdik sana dair...
Seni bir an önce bu dünyaya bekliyoruz, bilmiyorum yaptığımız bencillik mi ama, bekliyoruz işte...
'Bu dünya' bebeğim, başka başka türlü bir dünya... Senin altında yatacağın gökyüzüyle başka çocukların altında yatacağı gökyüzü aynı ama, sen başka türlü yaşarsın hayatını, başka çocuklar başka türlü...
Geçenlerde sana ciciler almaktan bahsedince bir an aklıma Irak'taki, Filistin'deki çocuklar geldi.
Öyle bir hüzün gelip oturdu ki içime...
Sen şanslı bir bebeksin. Biz bolluk ülkesinde, geniş bir rızıkla yaşıyoruz. Özgürüz, tepemizde bombalar patlamıyor. Yas'tan payımıza düşen hisse o kadar az ki... Ne çok çocuk babasız büyümek zorunda kalıyor biliyor musun?
Babası varsa da, bebeğine güzel ve ferah bir dünya sunamamanın hüznünü ve burukluğunu yaşayan ne çok baba var biliyor musun?
Sen daha gelmeden iyi sayılabilecek bir gardrobun var. Özenle hazırlanmış kendine ait bir odan var. Oyuncakların var... Annenin ve babanın sana ve yarınlarına dair kurduğu güzel düşler var.
Ve biliyor musun?
Aynı gökyüzünün altında, aynı dünyada yaşayacağınız bazı çocukların hiçbir şeyleri olmayacak... Ne bir gardropları, ne bir odaları, ne de onların yarınları için beslenmiş ve büyütülmüş bir umutları...
Umarım senin gelişini Allah, tüm çocukların kurtuluşuna vesile kılar. O'nun gücü herşeye yeter, isterse neden bu gelişi diğer tüm çocuklar için güzel bir dünyaya vesile kılmasın ki?
Sana dair içimden geçen cümleler var. Hep sonunu bir 'amin'le bağladığım cümleler, bir niyaz aslında...
Sen güzel bir çocuk olarak doğacaksın. Allah seni en güzel fıtratla yaratacak, o fıtratla geleceksin oğlum.
Hep dua ediyorum, Allah'ım, diyorum, 'Oğlumu vicdanlı kıl. Ondan vicdan, akıl ve imanı esirgeme..." Giderek aklını, vicdanını ve imanını yitiren bir dünya oluyor burası oğlum.
Birkaç gün kaldı. Sekiz yıldır seni bekliyoruz, birkaç gün de geçecek... Geleceksin Allah'ın izniyle, ama unutma... Bu dünya, bu gökyüzü tüm bebeklere aynı güzellikte görünmeyecek.
Vicdanını yitirme!

4 Haziran 2011 Cumartesi

Aşkolsun bebek!

... senin için kurduğum ilk cümle değil ki bu?
Henüz adın yokken, bir damla değilken bile sen henüz, senin için o kadar çok cümle birikmişti ki içimde...
Ne mektuplar yazdım senin için, ne şiirler geldi dile biliyor musun? Kaç türküde mırıldandığımızdın sen, bunu da bilemezsin.
Hasretti adın, umuttu, özlemdi.
Ve 7 yıl sonra geldin bebek... Sen gelince kelimeler terketti beni, cümleler firar etti dimağımdan... Kaç kez kalemi elime alıp gelişini yazmak istedim, biliyor musun ama, yazamadım.
Tek bir kelime çıkmadı.
Oysa ne vakit bir kelime bırakıp parmak uçlarımdan gitse daha önce, kahrolurdum. Bu kez öyle olmadı.
Sözün bittiği yerde, Allah seni verdi.