Güzel şeyler oluyor. Herkesten dua istiyoruz.
Eski Zaman
Bugün 29 Ekim, neşe doluyor insan!
Olmadı değil mi?
Niye?
Çünkü darbe planlarının ortaya çıktığı, cunta yapılanmalarını haber veren belgelerin havada uçuştuğu bir ülkede rejimin adı Cumhuriyet olsa da, neşe dolmuyor insanın içine...
O rejim ki olabilecek en iyi rejimdir. Cumhuriyet'tir.
Ama olmuyor, insanın içine neşe dolmuyor.
Dün AK Parti Genel Başkanı Hüseyin Çelik'i izledim. Çok güzel bir örnek verdi, dedi ki, eğer siz dertten, kederden bitap durumdaysanız, adınız Mesut ya da Bahtiyar olsa ne değişir?
Bu da böyle işte...
Cumhuriyet'te halk kendi başını kendisi seçer deniliyor.
Ama asker yok diyor. Olmaz, seçemezsiniz...
Ve senin seçtiğini devirme planları yapıyor. Bunu da, "Cumhuriyet'i koruma ve kollama" adına yapıyor ha...
Bak, bak!
Neyse...
Bugün 29 Ekim, ama neşe dolmuyor içim!
Olmadı değil mi?
Niye?
Çünkü darbe planlarının ortaya çıktığı, cunta yapılanmalarını haber veren belgelerin havada uçuştuğu bir ülkede rejimin adı Cumhuriyet olsa da, neşe dolmuyor insanın içine...
O rejim ki olabilecek en iyi rejimdir. Cumhuriyet'tir.
Ama olmuyor, insanın içine neşe dolmuyor.
Dün AK Parti Genel Başkanı Hüseyin Çelik'i izledim. Çok güzel bir örnek verdi, dedi ki, eğer siz dertten, kederden bitap durumdaysanız, adınız Mesut ya da Bahtiyar olsa ne değişir?
Bu da böyle işte...
Cumhuriyet'te halk kendi başını kendisi seçer deniliyor.
Ama asker yok diyor. Olmaz, seçemezsiniz...
Ve senin seçtiğini devirme planları yapıyor. Bunu da, "Cumhuriyet'i koruma ve kollama" adına yapıyor ha...
Bak, bak!
Neyse...
Bugün 29 Ekim, ama neşe dolmuyor içim!
Eski Zaman
Açun, nedir bu böyle sana karşı hissetiğim yoğun duygu? Aşk bu değilse, başka hiçbir şeydir.
Eski Zaman
Üşüyünce kime sığınmak istersiniz?
Daha doğrusu böyle bir arzu uyanır mı hiç içinizde?
Bana oldu.
Geçtiğimiz yıl, soğuk bir kış gününde Taksim'de İstiklal Caddesi'nde dolaşırken içimden dokunaklı melodiler geçiyordu.
Kalbimin, yaşama çok ısındığı bir anda, bedenim üşüyorken üstelik, Feyruz'un şarkılarına sığınmak istedim.
O kadar güçlü bir arzuydu ki...
Kalbimin tellerine dokunup giden Beyrut melodileriyle dolaştım o koca caddeyi... İçimde ürkek kırlangıçlar uçuşuyordu sanki...
O kış gününde baharı yaşıyordum.
Sabah çisil çisil yağmur yağarken yine aynı duyguyu yaşadım. Üşüdüm, şemsiyem olduğu halde ıslandım.
Kaküllerimden damlayan yağmur damlasında hayatı gördüm, tazeliği gördüm. Yağmurlar yağdıkça bende Feyruz'un şarkılarına sığınma isteği doğdu.
İstanbul'un göbeğinde Feyruz'a sığınmak...
Mutluluk budur.
Daha doğrusu böyle bir arzu uyanır mı hiç içinizde?
Bana oldu.
Geçtiğimiz yıl, soğuk bir kış gününde Taksim'de İstiklal Caddesi'nde dolaşırken içimden dokunaklı melodiler geçiyordu.
Kalbimin, yaşama çok ısındığı bir anda, bedenim üşüyorken üstelik, Feyruz'un şarkılarına sığınmak istedim.
O kadar güçlü bir arzuydu ki...
Kalbimin tellerine dokunup giden Beyrut melodileriyle dolaştım o koca caddeyi... İçimde ürkek kırlangıçlar uçuşuyordu sanki...
O kış gününde baharı yaşıyordum.
Sabah çisil çisil yağmur yağarken yine aynı duyguyu yaşadım. Üşüdüm, şemsiyem olduğu halde ıslandım.
Kaküllerimden damlayan yağmur damlasında hayatı gördüm, tazeliği gördüm. Yağmurlar yağdıkça bende Feyruz'un şarkılarına sığınma isteği doğdu.
İstanbul'un göbeğinde Feyruz'a sığınmak...
Mutluluk budur.
Eski Zaman
Uykusuzluğa alıştım artık...
Bugün uyanmış, düşünüyordum. Birden saatim çaldı, saat 4 idi. Sanırım oynarken yanlışlı ayarlanmıştı.
Açun da uyandı.
Kalkıp saati kapattım. Sonra her zamanki gibi salona geldim. Uzandım. İnsan o gece vakti gerçekten düşünemiyor.
Yani düşünüyor gibi yapıyorsun ama, sonrasında,"Acaba ne düşünüyordum?" diye sorduğunda da, koca bir hic alıyor.
Tuhaf ama değil...
Bu gece yalnız farklı bir şey oldu. Düşünmek yerine, hatırlamak istedim. Hatırlamaya çalışmak farklı bir şeydir. Ve düşünmekten daha kolaydır.
Sığındığım dönem yine çocukluğumdu.
Bir oyun oynuyordum.
O hatırada babam vardı, annem vardı, kardeşlerim vardı. Arkadaşlarım vardı.
Bir de saf ve katıksız bir mutluluk vardı.
Mutluluk öyle güzeldi ki...
Gözleri parlıyordu.
Şuan öylesine bir mutluluğa o kadar ihtiyacım var ki... Nedensiz bir kahkaha atmak, nedensizce mutlu olmak. Olsa keşke...
Bugün uyanmış, düşünüyordum. Birden saatim çaldı, saat 4 idi. Sanırım oynarken yanlışlı ayarlanmıştı.
Açun da uyandı.
Kalkıp saati kapattım. Sonra her zamanki gibi salona geldim. Uzandım. İnsan o gece vakti gerçekten düşünemiyor.
Yani düşünüyor gibi yapıyorsun ama, sonrasında,"Acaba ne düşünüyordum?" diye sorduğunda da, koca bir hic alıyor.
Tuhaf ama değil...
Bu gece yalnız farklı bir şey oldu. Düşünmek yerine, hatırlamak istedim. Hatırlamaya çalışmak farklı bir şeydir. Ve düşünmekten daha kolaydır.
Sığındığım dönem yine çocukluğumdu.
Bir oyun oynuyordum.
O hatırada babam vardı, annem vardı, kardeşlerim vardı. Arkadaşlarım vardı.
Bir de saf ve katıksız bir mutluluk vardı.
Mutluluk öyle güzeldi ki...
Gözleri parlıyordu.
Şuan öylesine bir mutluluğa o kadar ihtiyacım var ki... Nedensiz bir kahkaha atmak, nedensizce mutlu olmak. Olsa keşke...
Eski Zaman
Belim tutuldu.
Gece yine saat 4'te kalkıp salona geldim. Sanırım kanepe artık beni çekemedi ve belim tutuldu.
Çok kötüyüm.
Rabbim bana şifalar ver! Amin!
Gece yine saat 4'te kalkıp salona geldim. Sanırım kanepe artık beni çekemedi ve belim tutuldu.
Çok kötüyüm.
Rabbim bana şifalar ver! Amin!

