Eski Zaman
Eski Zaman
Bazen size de oluyor mu, eskilerden kalma bir müzik çalındığında kulağınıza geçip giden zamana takılır gözleriniz...
Ne çok yol gitmişsiniz, ne çok geçmiş zaman... Bir sızı gelir oturur içinize, "Nasıl da geçti o yıllar dersiniz?" hani...
Sonra...
Geçip gidenin sadece zaman olmadığını anlarsınız. Geçip gidenin ömür olduğunu farketiğinizde, o sızı giderek artar.
Hani...
Size de oluyor mu?
Şuan dışarıda yağmur yağıyor çisil çisil... Camları döve döve geliyor. Bilgisayarda Zeki Müren çalıyor.
Her şarkı bana, "Zaman geçiyor" diyor.
Eski Zaman
Eski Zaman
Annemler yeniden Elazığ'a taşındı. Bugün gittiler, yoldalar hala... Onları geniş mi geniş, sıcak mı sıcak, güzel mi güzel evleri bekliyor.
Köyün sobalı evinden, şehrin kaloriförlü evine taşınmak büyük bir lükstür. Neden şimdiye kadar beklediler köyde onu da anlamadım.
Bugün yola çıktılar ya kar yağdı.
Gerci dün de kar vardı.
Bu arada kardeşimin bugün itibariyle sadece 30 günü kaldı. Hergün konuşuyoruz. Askerde ordunun kurduğu mehmetçik dersanesinde öğretmenlik yapıyor. Ne güzel askerlik değil mi?
Birde gelip gün saymıyorlar mı vallahi bitiyorum. Benim yaptığım gibi bir askerlik yapsaydı, herhalde birgün ona bir yıl gelirdi.
Sürekli eğitim. Sürekli üstlerle didişme, sürekli strajiler... Benim askerlik tam askerlikti.
Soğuktu.
Bir de yarin hasreti vardı.
Kardeşimin böyle bir derdi var mı bilmiyorum. Ama duyduğuma göre o da birine gönlüne kaptırmış fena halde...
Ömrü hayatında sigara içmedi. Askere gideceği süreçte alıştı. Meseleyi kurcalayınca işin içinde aşk olduğunu öğrendim.
Aşk da bir erkek için sigarasız çekilmez valla...
Allah sağ salim bir şekilde, tüm askerlerle birlikte dönmeyi ve sağlık, huzur dolu bir yaşam sürmeyi nasip etsin sevgili kardeşime...
Amin!
Eski Zaman
Bugün ilginç ve olabildiğince uzun bir rüya gördüm.
Rüyada ben ve 10 yıldır görmediğim eski bir tanıdık çocuk var...
Benim onda bazı emanetlerim var. O zamanında bunları götürüp şöyle kale duvarı gibi bir yere saklamış.
Ben sırt çantamı alıp oraya gidiyorum uzun uzun yıllar sonra... Tam kale duvarını gördüğümde bi bakıyorum ki o çocuk da oraya gidiyor.
Uzaktan gözgöze geliyoruz.
O devam ediyor, bekliyor ki ben de gideyim. Hiç tareddütsüz dönüp gidiyorum, gitmiyorum oraya... Uzaktan o çocuğu izliyorum o eşyaların olduğu yere tırmanıyor, çıkarıyor onları bakıyor. Ve ağlıyor uzun uzun...
Gitmiyorum.
Dönüp kendi hayatıma kaldığım yerden devam ediyorum.
Bu rüyadan çıkardığım bir ders yok...
Her zamanki gibi, her rüyada olduğu gibi yine şaşırtıcıydı, yine "Ne alakaydııı?", yine sürprizdi.
İşe geç kaldım. Suçlusu biraz da bu rüyadır. Sanırım.
Eski Zaman
Eski Zaman
Dün Bursa'da bir kömür ocağında meydana gelen göçükte 19 vatandaşımız hayatını kaybetti.
Bunların çoğunu bir nedenle tanıyordum ve kim bilir kaçı aynı camide yan yana cuma namazı kıldığım, bayram namazı çıkışı elini sıkıp bayramlaştığım kişilerdi.
Allah hepsine rahmetiyle muamele etsin. Onlar rızıklarının peşinde giderken bir afetle hayatını kaybetti.
Masumdurlar. Onların ölümü kesinlikle normal, sıradan bir ölüm değil... O ölüm onlara Rahmeti Rahman'ın katında bir mertebedir.
Sonsuz kerem sahibi Allah, rızkının peşinden giderken ölen masum-müminlere şehid mertebesi verir.
Rabbim onları Hazreti Muhammed'e (SAV) ve sevdiklerine dost ve komşu kılsın! Geride kalanlarına da sabır ve metanet...
Amin!