29 Temmuz 2010 Perşembe

Arkidişler

Ne zamandır evlenen bir arkadaşımı, evlilik yolunda olan diğer bir arkadaşımı ve evlilikten son an da vazgeçen başka bir arkadaş ile evli, barklı olan başkasını yazacaktım ama olmadı.
Fırsatım da, vaktim yoktu.
Efendim sınıf arkadaşım A. nihayet evlendi.
Ankara'da, B,,,şb.anlık'ta çalışan arkadaşım, oraya bir şey sormaya giden birine gönlünü kaptırdı. Ve ne oldu biliyor musunuz, birkaç ay içerisinde evlendi bu ikili...
İnanılmaz değil mi?
Bu arkadaş üniv.den mezun olduktan sonra İngiltere'ye gitmişti. Orada uzun yıllar kaldı, yüksek lisans falan yapıp geldi. Bir ara İstanbul'da şansını denedi, neden sonra Ankara'ya gidip yerleşti.
Düğününe gidecektim, tam o gün çok fena hasta oldum. O hayatının belki de en mutlu imzasını atarken ben İstanbul'da, yatakta ateşler içinde ecel terleri döküyordum. Neyseki onların düğünü bitti, benim de hastalık...
Yine Ankara'da olan bir asker arkadaşım geçenlerde beni aradı, evleneceği haberini verdi. O kadar mutlu oldum ki...
Biz askerde birkaç iyi adam birlikte takılırdık. Kendimi orada ibadete vermiştim, farzlar bir tarafa, birkaç yıl daha kalsam sanırım bütün kaza namazlarımı da eda edecektim orada...
İşte bu arkadaş benim mescit arkadaşımdı.
Bir ara yine mescide giderken ona neden evlenmiyorsun diye sorduğumda bir süre takılıp cekingen çekingen bana açılmıştı.
Kendi köyünden birini seviyormuş ama kız ondan çok küçükmüş... O nedenle kimseye açılamıyormuş. Haline o kadar üzüldüm ki... İmkansız aşkların pençesine düşenlere nedense üzülürüm ben. Nedense artık...
İşte öyle...
İnşallah uygun bir zaman olursa bu arkadaşımın nikahına mutlaka gitmek isterim. Çünkü çok özel bir arkadaştır.
Başka bir arkadaş da evlilikten son anda vazgeçti. Bu da diğer arkadaş gibi İngiltere'ye gidip sinema eğitimi aldı. Orada iken solcu bir kızla tanıştı, arkadaşlıkları ilerledi. Bunlar tam evlenmeye karar vermişlerdi ki, bir baktım ayrılmış efendiler...
Olsun dedim. Kendi arkadaşıma değil de, o kıza üzüldüm doğrusu... Çünkü eminim ki kız çok acı çekiyordur. Arkadaşım ise neredeyse zil çalıp oynayacak tıynette bir tip...
Doğrusu anlayamadım. Arkadaşım gözümden düştü ama hala ayakta... Nasıl oluyorsa artık!
Başka bir arkadaş da, evli, barklı olanı...
Onun da Fırat isminde dünyalar yakışıklısı bir çocuğu var. Gerçekten Allah nazardan saklasın... Yalnız bayağı arabesk bir tipi var. Tıpkı küçük emrah gibi... Ama bu ondan daha karizmatik...
Geçenlerde Fırat'tan bahsederken biranda, "Yahu dışarı çıkarmaktan korkuyoruz. Hep nazar ediliyor oğlum" demez mi arkadaşım, nutkum kesildi. Mahfuz bu kadar abartma dedim, dedim ama dinlemedi. Sanıyor ki dünyanın en yakışıklı, en ve tek yakışıklı çocuğu o, gören herkes nazar ediyor.
Şaka şaka... Arkadaşım süper bir insandır. Fırat ondan en az 100 kat daha da süperdir. Allah her ikisini de bağışlasın.
Onun da evi Ankara'da olduğu için gidemedik. Hep davet edip duruyor ama bir türlü nasip olmadı.
Başka bir arkadaş daha, burada uzun yıllar birlikte çalıştık, sınıf arkadaşımdır üstelik de, evlenip Ankara'ya yerleşti. Onun da düğününe gidemedim iyi mi?
Y.Ş. isimli yerde iyi işler çıkarıyor, onu okudukça mutlu oluyorum.
Bizim Burak da, geçtiğimiz günlerde evlendi. O da ikt..idar partisinde bsn danışmanı, o da Ankara'da...
Başka bir arkadaş da, A..ssis..tt diye bir yerde, üst düzey yöneticilerden biri oldu, Ankara'da... Ona da gitmemiz lazım. Gidemedik bir türlü...
Evet...
Herkes evlendi de, benim eski ev arkadaşım, B. efendi bir türlü evlenmedi. Geçenlerde bize geldi, Açun'la onun için bir sürü plan yaptık ama ı-ııh! Bu çocuk adam olamayacak galiba...
Ha bu arada, geçenlerde FOX, Show Tv falan bu arkadaşımla röportajlar yaptı. Nedeni de, İSKİ'nin ona kesti büyük meblağlı bir faturaydı. Arkadaşım meşhur oldu bir anda...
Yarın da nikah şahidimiz olan aile gelecek evimize... Uzun süredir Bosna'dalar. M. Abi oradaki üniversitede çalışıyor.
Özlemiştik...
Tabii arkidişleri anlatmışken Gümüşhane'de üniversiteye ataması yapılan sevgili arkadaşım O.yu yazmasam olmaz. O da evliliği henüz gündemine alamamış olanlardan biri...
Ama bir çılgınlık bekliyoruz ondan yakında...
Şimdilik bu kadar! Yazıya başlarken amacım üç arkadaşımı anlatmaktı, laf uzadı gitti. Bu arada asıl anlatmak istediğimi de inanın unuttum. Neyse...

0 yorum: