Daha önce çektiğim acıları anlatmayı, paylaşmayı severdim. Çünkü o acı sandığım şeyi yeniden kalbimin derinliklerinde hissettiğimde bana mutluluk veriyordu.
Fakat...
Gerçek acıyla tanışınca anladım ki, o hep anmaktan gizli bir haz duyduğum şeyler basit, sıradan bir hüzünlenmeden ibarettir.
Acı ise her hissettiğinde seni biraz büyüten ve seni asla mutlu etmeyen şeydir.
Gerçek acıyı tanıdığımda geçmişin bana hüzün veren bütün "acılanmaları"nı silip atmamın nedeni işte bu nedenleydi.
Gerçek acı üzerine çok şey yazılabilir. Ancak şunu öğrendim ki, Allah sabır vermese bu öyle kaldırılacak türden bir şey değildir.
Sabrı keşfettiğinde insan, öyle bir rahatlıyor ki...
Çünkü acılar azalır. Ve sen sanırsın ki, o acıya alıştığın için artık canın o ilk günkü gibi yanmıyor.
Hani bir filozof diyor ya, alışıyorsa insan, hayvanlaşıyor demektir!
Alışma duygusu gerçekten insanın içini acıtıyor acı sözkonusu olunca... Düşünsenize bir insan en sevdiğinin yokluğuna nasıl alışabilir ki?
Bunu ancak hayvanlar yapar, değil mi?
O nedenle bize acıya karşı güçlü olmayı öğreten şey alışkanlık değil, Allah'ın bize lütfettiği sabırdır.
19 Eylül 2008 Cuma
Alışıyorsa insan!
Gönderen eski zaman zaman: 06:28
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder