15 Ocak 2009 Perşembe

Cuma

Üniversitedeyken darul harp diye cuma namazı kılmayanlardandım. Önce öyle takılıyordum. Cuma aslında bireyin camiyle olan ilişkisini her hafta yeniden düzenleme, rayına sokma imkanı tanır.
Sonra 2'inci sınıftan itibaren vakit namazları aksamaya başladı. Sonra (Allah beni affetsin) namazla bütün irtibatım koptu.
Bir tek memlekete gittiğim dönemler aile ortamındaki manevi iklimden etkilenip 5 vakit namazı eksiksiz kılıyordum.
Bir de cem etmek gibi bir kolaylık devşirdiğimiz halde bile namazla olan irtibatım koptu.
Namazdan uzaklaşma serüvenim nasıl başladı biliyorum bütün merhaleleriyle...
Dönüp onları yazmaya hiç gerek yok.
Ben asıl cuma namazları ve darul harp konusuna gelmek istiyorum.
Uzun uzun yıllar cuma namazını kılmadım. En kötüsü de bunu bir vazife olarak görüyordum. Darul harpte cumazı kılmamak da ibadetmiş gibi gelirdi bana...
Sonra...
2002 yılında çok derin buhranlar yaşamaya başladım. Dünya hayatını va manayı sorgulamaya, üzerinde uzun uzun düşünmeye başladım.
Mutluydum.
Ama hiçbir şekilde huzurlu değildim.
Ne vaktimin, ne de nakitimin bir bereketi vardı.
Güzel bir şey yapmaya asla zaman bulamazdım ama, şeytanın hoşlandığı bir hayat için sonsuz zamanım vardı.
Huzuru ve bereketi arayış serüvenim beni öze dönüştürdü.
Ve hiç unutmam, yalnızlıktan bitkin düşmüş bir Beyoğlu akşamında, dizlerimin üzerine çöküp içimi dinledim.
Ve o gün kendimi buldum. Şeytanın kucağına doğru koşmak için akın akın giden o kalabalık arasında kendimi buldum.
İçimdeki günahkar çocuğun ellerini tutup evime döndüm. Önce gözyaşıyla yıkadım günahkar bedenimi... Ardından gidip bir abdest aldım ve Kur'an-ı Kerim'in sayfaları arasına daldım.
Okudukça önümde kapılar açıldı.
Şimdi sıra namazdaydı.
Nerde bırakmışsam ordan başlamalıydım.
Uzun süre düşündüm. Sonra farkettim ki, ben cuma namazlarını kılmayı bıraktığım gün aslında birçok şeyden kopmuşum.
Cuma namazı kılmayalım derken camiyle irtibatımız tümden kopmuş.
Bari cuma namazını kılayım ilkin dedim.
Ve öyle öyle başladım.
Buraya okuyan herkese bir tavsiyem var: Camilerimiz var. Ve bu camilerde cuma kılalım. Lütfen!
Bu savrulmayı yaşayan bir tek ben değildim elbette... İfrat tefrit noktasında dolaşan birçok arkadaşım aynı şeyleri yaşadı.
Yazık oldu gençliğimize...
Radikal, mutasavvıf, şakird falan olmaya hiç gerek yok... Önce müslüman olmak gerek.
Ve müslüman olarak kalabilmeyi başarmak, teslim olmak gerek!
Ve M.İkbal'in dediği gibi, "Müslümanlardan kaçıp İslam'a sığınmak gerek"
Cumanız hayırlı ve bereketli olsun!
Burayı okuyan herkes lütfen dualarına beni de katsın! Bunu isteme hakkım var mı?
Var!

0 yorum: