12 Şubat 2009 Perşembe

Hastalık

Açun bu gece çok hastaydı. Gece ateşini düşürmeye çalıştım... Benim de vücudum iflas ettiği için nasıl olmuşsa uyumuşum ve aksilik bu ya, sabaha kadar da hiç uyanmamışım.
Sabah Açun'un sesiyle uyandım. Lavaboya gittim, küvete yaslanmıştı. Elini tuttuğum gibi yıkıldı, baygınlık geçirdi.
Hemen yere yatırdım. Baldızım da geldi. Açun nefes almakta güçlük çekiyordu. Az sonra kustu ve rahatladı.
Çok üşütmüş olmalı ki... Hemen ter boşaldı vücudundan ve ballı nane limon içtikten sonra da derin bir uykuya daldı.
Gece boyunca onunla hiç ilgilenmediğimi söyleyince içim parçalandı. Nasıl uyuşum öyle... Nasıl hiç uyanmamış, Açun nasıldır diye bakmamışım diye kendime çok kızdım. Hem de o kadar kızdım ki...
Demin aradım, sesi çok güzel geliyordu. Kahvaltı yapıyorlardı.
Hayatım boyunca herkese karşı çok gaddar oldum. Çok acımasız oldum... Ama sözkonusu olan Açun olunca yüreğim parçalanıyor. Ona karşı o kadar müşfik bir hal içindeyim ki...
Bu çoğunlukla beni üzüyor. Çünkü ona en ufak bir şey olduğu zaman ben resmen çöküyorum. Ömrümden ömür gidiyor.
Bugün kollarımın arasında bayılınca da aynı şeyi hissettim. Geçtiğimiz günlerde kuzeninin ölüm haberini alıp ağladığında da aynı şekilde yüreğim parçalandı. Benim bu kıza karşı hissettiğim şey aşk ve sevgiden öte bir şeydir. Şefkat diyorum bazen ama... Tam olarak o da karşılamıyor hissettiklerimi...
Açun benim her şeyimdir.
Allah'ım sen Açun'a şifalar ver!

0 yorum: